Archive for Ekim, 2013

8

Konuk Yazar31 Ekim 2013Yorum Yaz

Emperyalist Bir Mefhum: Ilımlı İslam

Ilımlı İslam-radikal İslam tartışması şu günlerde pek de gündemde olmayan bir konu. Ancak unutmamak gerekir ki ılımlı İslam projesi halen yürürlükte olan ve İslam’ın özünü bozmaya devam eden bir projedir. Peki, nedir bu ılımlı İslam projesi ve ortaya çıkmasına neden olan etkenler ?

Ilımlı İslam kısaca, İslam ülkelerinde radikal İslami hareketlerle ilişkili istikrarsızlık ve bunun getireceği siyasi sonuçların, Amerikan ve batı karşıtlığı hareketlerine, güvenlik zaafiyetlerine ve olası menfaat kayıplarına sebep olmasının önüne geçmek için ABD düşünce kuruluşlarında geliştirilen modernist, Protestan İslam yorumudur (1). Peki ABD’yi böyle bir proje üretmeye iten süreç nedir?

Bu sorunun cevabını verebilmek için 2. Dünya Savaşı sonrasında yaşanan gelişmelere kısaca değinmek gerekir. Bilindiği gibi 2. Dünya Savaşı sonrasında dünya iki kutuplu bir hal almıştır. Bir tarafta ABD, diğer tarafta da SSBC. Yine bilindiği gibi o dönemde Orta Asya ülkeleri Sovyetler Birliği’nin kontrolü altındaydı ve Orta Doğu da aynı şekilde Sovyetler tehdidi altındaydı. Doğal olarak Amerika, bu tarz tehditleri engellemek için, yani kendi çıkarlarını korumak için elindeki tüm imkanları kullandı. Ve o dönemde en etkili politikası ise radikal dediği İslami grupları SSBC’ ye karşı desteklemek ve onlara gerekli yardımı yapmaktı. Örneğin, Afganistan’da El-Kaide örgütünü kuran ve Sovyetler Birliği’ne karşı savaşması için destek veren, üstelik lideri olan Usame Bin Ladin’i özel olarak eğiten Amerika’dır. Bu, yalnızca İslam coğrafyasından küçük bir örnektir. İslam coğrafyası bunun gibi onlarca örnekle doludur. Saddam, Kaddafi, Hafız Esed, Hüsnü Mübarek ve diğerleri. Amerika, yeri geldiğinde devletlere, yeri geldiğinde de İslami gruplara her türlü yardımı yapmış ve başta SSCB olmak üzere kendi çıkarlarını tehdit eden bütün unsurlara karşı kullanmıştır. Devamını oku…

17

Ziya Keyif30 Ekim 2013Yorum Yaz

İki Kuşun Kanadında Bir Yolculuk

Buzlu camlara çizdim gördüklerimi

Anlatamazdım, karşılığı yoktu kelimelerce.

Birkaç şekil ve bu şehir,

İnsan bir yalancı lafzın peşinde.

Ve herkes inanmış

Silinmiş eski bir güzelliğin izinde.

Tarih, yer ile yeksan

İnsan, kaybolmuş bir benliğin içinde

Mahlûkat helak edilmiş.

Yalnız iki beyefendi kaldı şehirde

Biri beyazlar içinde

Bir diğeri karalara bürünmüş

Lakin ikisi de o gömleğin içinde

Gömlek,

Örtüsü çıplaklığın

Ve karanlığın olduğu kadar. Devamını oku…

4

Bahadır Kızak28 Ekim 20131 Comment

Dreyfus’a İnen “Balyoz”

Alfred Dreyfus, Doğu Fransa’da yer alan Mulhouse’da dünyaya geldi. Anne ve babası Yahudi olan Dreyfus, Ecole Polytechnique Üniversitesi’nden mezun oldu. Fransız ordusunda sıradan bir yüzbaşı olarak yer alan Dreyfus’un kaderi 1894 yılında değişti ve Dreyfus bir anda ülke gündemine oturdu.

Tarihe Dreyfus Olayı olarak geçen olaylar zinciri Paris’teki Alman elçiliğinde Fransız Gizli Servisi adına çalışan bir hizmetçinin çöp sepetinde Alman askeri ateşesi Binbaşı Max von Schwartzkoppen’e Fransa’ya ait bazı bilgilerin verilmesi vaadinde bulunan bir mektup bulmasıyla başladı.

Yapılan incelemelerde tüm şüpheler Yüzbaşı Alfred Dreyfus üzerinde toplandı. Çünkü Dreyfus’un el yazısı mektuptaki yazılarla benzerlik taşıyordu. Aynı zamanda Fransa’da yükselen bir Yahudi düşmanlığı vardı ve Dreyfus da bir Yahudiydi. Devamını oku…

31

Sefa Yılmazel27 Ekim 2013Yorum Yaz

Değişmeyen Çile: Milli Eğitim (2)

Geçen hafta başladığım Milli Eğitim yazı dizisini, lise kademesini ele alarak bu hafta tamamlamayı düşünüyorum. Geçen hafta ilkokul ve ortaokul aşamasını ele almıştım, okumayanlar bu linkten ulaşabilirler; http://www.genccinar.com/2013/10/degismeyen-cile-milli-egitim-1.html

Ülkemizdeki lise türlerine bakacak olursak. *

1. Fen Liseleri
2. Anadolu Liseleri
3. Özel Liseler
4. Süper Liseler ( 2005 yılında kademeli olarak kaldırıldı ve mevcut okullar Anadolu Lisesi’ne dönüştürüldü. )
5. Meslek Liseleri ( Her türlü meslek liseleri, sağlık meslek liseleri, endüstri meslek liseleri gibi. )
6. Düz Liseler ( 2013 yılında kaldırıldı ve mevcut okular Anadolu Lisesi’ne dönüştürüldü. )

Son yıllarda yapılan değişiklikleri göz önünde bulundurduğumuzda, ortaöğretimden liseye geçen bir öğrenci, fen lisesi, anadolu lisesi veya herhangi bir meslek lisesinde öğretim hayatına devam etmektedir.

Lise aşamasında; süper ve düz liselerin kaldırılması, alan ve katsayı uygulamasının kaldırılması ve imam-hatip okullarının genişleyen formatı ile oluşan sorunları ele alacağım. images
Süper ve düz liselerin kaldırılması ile bir boşluk olduğu kesin. Geçtiğimiz sene 500 binin üzerinde öğrenci açıkta kaldı. Düz liselerin anadolu lisesine dönüştürülmesi ile anadolu veya fen lisesine yerleşemeyen öğrenciler açıkta kalarak, MEB tarafından çok programlı liselere, açık liselere, meslek liselerine veya imam-hatip liselerine yönlendirildi. Özellikle çok programlı liselerin her yerde bulunmayışı, meslek okullarının da sınırlı kontenjana sahip olması öğrencilerin açık liselere yönelmesinde temel etkeni oluşturdu. Basit bir şekilde düşündüğümüz zaman, MEB’in bu konuda da stratejik bir hataya düştüğünü kavrayabiliriz. Süper liseler, özellikle test alanında başarılı olamayıp okul sisteminde daha başarılı olan öğrenciler için iyi bir alternatifti. Düz lise ve anadolu lisesi arasında bulunan süper liseler, arada kalan öğrenciler için iyi bir alternatif oluşturuyordu. Fakat bu liseler kaldırıldı ve anadolu liselerine dönüştürdü. Yani bu okullar da, sınav ile öğrenci almaya başladı. Geçtiğimiz dönem kaldırılan düz liseler de kademeli olarak anadolu liselerine dönüştürüldü ve bu liselerde sınav ile öğrenci almaya başladılar. Yani vasat veya vasat üstü bir öğrenci için alternatifler gittikçe azaldı. Devamını oku…

17

Ziya Keyif22 Ekim 2013Yorum Yaz

Bana Hayır Deme

şiir

 

Bana hayır deme

Kirlenmesin dudakların

Ellerini çek ellerimden ve git öylece

Mevsimlik âşıklardan olalım biz de

 

Bana hayır deme

Sen ki!

O küçük aydınlığında düştün ateş böceğinin, yüreğime

Öldür, kıyabilirsen ve git öylece

Devamını oku…

8

Burak Sünel21 Ekim 2013Yorum Yaz

Selâtin Camiilerine Sahip Çıkmak

Bu yazıyı özellikle son yıllarda selâtin camiilerine karşı yürütülen saygınlık azaltıcı, müslümanları tahrik edici propagandalara karşı kendimce bir savunma olması amacıyla yayınlıyorum.

“Selâtin” (سلاطين), sultan (سلطان) kelimesinin çoğuludur. Yani sultanlar anlamına gelmektedir. “Selatin Camileri” ise Osmanlı sultanlarının inşaa ettirdikleri camilerin genel ismidir.

Bu camilere karşı başta İhsan Eliaçık gibi marjinal görünüp ilgi çekmeye çalışan kişilerce vicdansızca ve hatta cahilce yönlendirmeler yapılıyor.. Neymiş? Bu camiler kibrin ürünüymüş, bu kadar harcamalarla halkın hakkı gaspedilmiş, neden hünkar mahfili varmış, cuma kılınmazmış. Devamını oku…

3

Elif Ayvaz18 Ekim 2013Yorum Yaz

Geçmişin Bağları

Hüznü bulaşmış sonbaharın. Nereye gidersen git peşinde!

İnatla soruyordu. Cevabını bildiği halde inatla soruyordu aynı soruyu. “En son ne zaman görüştünüz?!”

Cevap hep aynıydı. “Hatırlamıyorum. Ama o görüşmeyelim dediğinden beri görüşmedik. Ondan öncesini de hatırlayamıyorum zaten.”

İnanmıyordu ki. İnanmak nedir bilmiyordu, hiç de öğrenmemişti üstelik. Ne kadar dil dökersen dök sonuç hep aynıydı. Ona göre herkes yalancıydı, oyuncuydu. Biliyordu, tanıyordu hepsini. Bu küçük, aptal kız onu kandıramazdı ki!.. Devamını oku…

17

Ziya Keyif16 Ekim 2013Yorum Yaz

Vicdan

  Sevmek sana dayanmakla başladı, seni unutmak başka bir şeye. Bir neden arıyoruz, sevmek için, mutluluk için, acı için bir neden. Adım atarken ulaşmak, okurken anlatmak, sustuğunda dinlemek, dokunduğunda hissetmek için. Yaşamın başlangıcı ve sonrasını da kapsayan bu kavram, biz neyi yitirdikte bu denli kirli bir manayı yüklendi.

Her kararın öncesinde bir mahkeme kuruluyor. Savcı o, sanık kişi, hâkim insanın kendisi. Ben diye başlayan bir cümleyle savcılık makamı iddiasını sunuyor. Sanık, biz diyor ve anlatıyor geçmişi, bugünü, birlikte geçirdiğiniz o güzel günleri. Hâkim soruyor: Benliğin bu durumdaki yeri? Çağırılıyor tanığı iddia makamının… Mübaşirin sesi duyuluyor gür ve duygusuzca… Tanık yerini alarak başlıyor anlatmaya… Devamını oku…

8

Burak Sünel14 Ekim 2013Yorum Yaz

Doğu Türkistan’daki Zulmün Canlı Tanığı

Geçen akşam 1996′dan beri Türkiye’de yaşayan Doğu Türkistanlı bir ağabeyimiz Türkiye’ye kaçış sürecinde yaşadıklarını anlattı. Ayrıca Doğu Türkistan’daki müslümanların maruz kaldığı zulmu de aktarmış oldu. Dünyanın dört bir tarafında eziyet gören müslümanların olduğunu belirten ağabeyimiz “her yerde müslümanlar zulüm altında ama Doğu Türkistan’daki eziyet hiçbir yerde yoktur. Belki son aylarda Suriye’deki şiddet olayları hariç diyebilirim” dedi. İşte ağabeyin kaçış öyküsü ve müslümanlara Çin tarafından yapılanlar:

Evlendiğiniz zaman devletle bir çocuktan fazlasını yapmayacağınız konusunda antlaşma imzalıyormuşsunuz. İmzalamazsanız evliliğinize izin verilmiyormuş. Çin, kürtaj ile nüfusun artmasını engelliyormuş. Eğer şanslıysanız çok nadir hastane dışında, gizli bir mekanda doğum yaptırabilirsiniz. Kadın, hamileliğinin herhangi bir aşamasında resmi hastaneye gider gitmez karnındaki bebek kürtajla alınıyormuş.

Devamını oku…

31

Sefa Yılmazel13 Ekim 2013Yorum Yaz

Değişmeyen Çile: Milli Eğitim (1)

“On bir yıldır süren Ak Parti döneminde en verimsiz, en istikrarsız kurum sizce hangisidir?” diye bir soru sorulsa, hiç süphesiz vereceğim cevap; Milli Eğitim Bakanlığı olur. Şöyle bir geriye dönüp, düşünüldüğünde hemen hemen herkesin aynı kanaatte olacağı düşüncesindeyim.

Üç dönemdir üst üste tek başına iktidar olan bir parti, bir türlü Milli Eğitim Bakanlığı’nda istikrar sağlayamamış ve bu bakanlığa toplamda beş ayrı ismi getirmiştir. Yani ortalama olarak, 2,5 yılda bir yeni Milli Eğitim bakanı görevlendirildi. Kısaca bu isimleri hatırlayacak olursak;

1. Erkan Mumcu ( 19 Kasım 2002 – 17 Mart 2003 )

2. Hüseyin Çelik ( 17 Mart 2003 – 3 Mayıs 2009 )

3. Nimet Baş  ( 3 Mayıs 2009 – 7 Temmuz 2011 )

4. Ömer Dinçer ( 7 Temmuz 2011 – 25 Ocak 2013 )

5. Nabi Avcı ( 25 Ocak 2013 – ? )

Belli başlı konular üzerinden, Ak Parti hükümetinin Milli Eğitim politikasına bakıp, bu konudaki görüşlerimi dile getireceğim. Kısıtlı bir alana sahip olduğumuzdan, yazımı bölümlere ayırdım. Bu hafta ilkokul ve ortaokul aşamasını ele alacağım.

Öncelikle ortaokuldan liseye geçiş sürecini el alıp, sondan başa doğru gidecek olursak;

Bu mesele tam bir yapboza dönmüş durumda. Hatırlarsanız, Hüseyin Çelik döneminde ‘dershane’ etkisi azaltılmak için 8. sınıf öğrencilerinin girdiği OKS kaldırıldı ve yerine 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerinin gireceği SBS getirildi. Yani eskiden, öğrenciler bir sene dershaneye giderken bu dönemde üç sene dershaneye gitmeye başladılar. Ardından, Nimet Baş geldi ve çocukları ard arda sınava sokan bu sistem yerine, tekrardan tek sınavlı sistemi getirdi. Yani, Hüseyin Çelik’in yıktığını, Hüseyin Çelik’in yaptığını yıkarak geri getirdi. Ardından iktisatçı Milli Eğitim Bakanı’mız Ömer Dinçer geldi ve dershanelere tekrardan savaş açtı. 4+4+4 sistemi, serbest kıyafet uygulaması gibi tartışmalı işlere imza attı. Aşırı tepki sonucunda onun da vadesi doldu ve yerini daha ılımlı olan, Nabi Avcı’ya bıraktı. Kendisi, tansiyonu düşürmek için göreve getirilse de bu konuda pek de başarılı olduğu söylenemez. Son olarak, bu dönemde de SBS kaldırıldı ve yerine bütün okullarda yapılacak olan ortak sınav sistemi getirdi. Yani, senede 12 sınavı, üç senede 36 sınavı MEB yapacak ve okul başarılarına göre öğrencileri okullara yerleştirilecek. Devamını oku…

research paper editing custom research paper writing service cheap assignment writing service write a research paper good college essays case study website custom writing paper custom essay order research essay writing essays custom essay order cheap custom writing service buy an essay cheap custom writing service research essay essay writer cheap do my assignment best online essay writing services writing essays for dummies cheap research papers
1
write essay for me essay editing service help with assignment writing writing an analytical essay professional essay writing services essay writing website pay someone to write my paper essay writing service reviews scholarship essay help essay in english essays for sale do my essay cheap essay writing service the great depression essay paper writers national junior honor society essay best writing services