Kültür – Sanat

3

Elif Ayvaz13 Şubat 2014Yorum Yaz

İnsan

Para insanlara neler yaptırıyor. Olunca da olmayınca da aklı çıkıyor insanların. Yetmiyor hiçbir şey. Cennet yetmiyor, cehennemi de istiyor. Gökyüzü yetmiyor, yeryüzünü de istiyor. Yasaklı falan farketmiyor. Elmayı da yiyor, bağcının üzümünü de. Karşılığında ise..? Yine yüzsüz!

Evi var. Ailesi, mesleği, işi, parası…. Her şeyi var oysa. Ama yetmiyor işte. Dahasını da istiyor. O kadını da, o adamı da. Hepsini istiyor.

Kimse için, hiçbir şey için de kendini sorumlu hissetmiyor. Dahasını, dahasını da alırken geride kalanları hiç düşünmüyor bile. Onlar ne olur, hakları ne olur umrunda bile olmuyor. Devamını oku…

17

Ziya Keyif3 Şubat 2014Yorum Yaz

Biz Olsak Ya!

Neden sen ve beniz ?
Biz olsak ya!
Senden bahsedildiğinde ben
Benden bahsedildiğinde sen
Diyebilsek ya korkmadan.

Sana adanıp,
Seninle kapansa tüm kapılarım mesela
Açmadan gördüğüm gün yüzü olsan
Olur ya pencereyi açmaya kalksam
O açışla gözlerine dalsam
Zaman dursa ve ben kahverengi gözlerinle boğulsam. Devamını oku…

17

Ziya Keyif2 Ocak 2014Yorum Yaz

Bir Gölgen Olmalıydı

Hiç istemedik gitmeni
Kim istemişti ki
Kahramanı olmayan bir evde büyümeyi
Öyle büyük beklentilerimiz de yoktu üstelik
Bir gölgen olmalıydı senin
Anlatacağım hikâyelerin değil
Sığınacağım bir gölgen.

Şimdi bu kadar muhtaçken
Arayıp haykırabileceğim
Bir gölgen olmalıydı senin
Sessizce hıçkırabileceğim.

images Devamını oku…

8

Konuk Yazar31 Aralık 20132 Yorum

İstanbul’daki Gizli Kalmış Müzeler – II

Daha önceki yazımın bir devamı niteliğinde olan bu yazımda, yine son zamanlarda gezdiğim ve klasik müze anlayışından farklı olduğunu düşündüğüm müzeleri sizlere tanıtmak istiyorum.

5) Türvak Sinema ve Tiyatro Müzesi:

13353405764dfaÇiçek taksi, Yabancı Damat ve İkinci Bahar gibi dizilerin yanı sıra Cennet Mahallesi ve Arka Sokaklar gibi kaliteli dizilerin yapımcısı olan Erler Filmin de sahibi Türker İnanoğlu tarafından 1997 yılında Beykoz’da kurulan bu müze, 2010 yılında Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nın da desteği ile Beyoğlu’ndaki binasına taşınmış. Ülkemizde sinema ve tiyatro üzerine kurulmuş ilk müze olma özelliği taşıyan bu müzeyi pek başarılı bulduğumu söyleyemem, gezmesi zor ve yorucu bir mekan. Ancak, bana kalırsa Türk sinema ve tiyatro tarihine ilgi, eski günlere özlem duyanların ziyareti keyifli gezebileceği bir müze. En çok ilgimi çeken bölüm tiyatro katı oldu. Burada oyun afişleri, el ilanları, perde arkası ve sahne fotoğrafları sergileniyor. Ayrıca kimi unutulmaz oyuncuların balmumu heykelleri de görülmeye değer. Ayrıca Ocak ayının başına kadar sürecek olan  Liv Ullmann & Ingmar Bergman Fotoğraf Sergisi’ndeki çalışmalar, sinema sanatına zerre kadar ilgisi olmayan ben de bile Liv Ullmann’ın filmlerini izleme isteği uyandırdı.

Web sitesi: http://www.turvak.com.tr/
Giriş ücretleri: Tam: 10 TL, Öğrenci: 5 TL

Devamını oku…

17

Ziya Keyif14 Aralık 2013Yorum Yaz

Yeni Dünyanın Rüyası

Her başlangıç seninle, her veda sana.
Gidiyorsun, bakmadan kimler kalmış arkada.
Özlemek hasretle beklemek kalanların hülyası
Uzak şehirlerde mi yeni dünyanın rüyası.

Bir mekân biçtim hayal şehir kumaşından
Bir zaman seçtim ân içinde bu dünyaya uymayan.
Sonsuzlukmuş büyüyen o kahve gözlerinde
Fark etmedim kaybolmadan bu benliğin içinde.

umut-2-82A1-C770-0E05 Devamını oku…

17

Ziya Keyif6 Aralık 2013Yorum Yaz

Ölü Şehrin Gözyaşları

Sessizlik!

Bu kelimeyle başlasın bütün cümleler. Güneşi doğmamış, yağmuru dinmemiş hanelerde dolduruldu kanlı nehirler. Acıya güvenilir arkadaş; bu binalar, bu caddeler mutlulukla doğmadı. Onlar, bir beklentinin, bir umudun yetim çocukları.

Yükseliyor sesler; bazen bir anda, bazen teker teker. Bu duyduğun ne kapı gıcırtısı, ne pencere… Bu gördüğün sokakların sessizce ağlayışı…

Zamana yüklediler beyaz atını hikâyenin, geldi zaman gitti zaman. Altta bir dünya kuruldu, üstte bir dünya. Aynı ülke, aynı şehir, aynı ilçe, üst üste dizilmiş onca mahalle. Hiyerarşik bir düzenle yükselmedi insanlar. Bir anda var oldu, üstün elit “düşünce”.

Kutulara dolduruldu insan denen varlığın ispatı. Sanma öyle birden yok oldu. Ruh, bedenden öte… Aklında büyüttüğün fitneler ve çıkarlarınla, şu gördüğün binalarda gam oldu.

olu_sehir Devamını oku…

17

Ziya Keyif28 Kasım 2013Yorum Yaz

Âdem Sustu

Âdem sustu
Meydanlar ziyan içinde.
Işık, güneşin düştüğü yere varınca
Bir ten, başka bir tende günaha durdu.

Âdem sustu
Akıl “Ben” e takıldı.
Varlık, sebebinden şaşınca,
Amaçsız, sahipsiz bir yola koyuldu.

Âdem sustu
Mâna, kimlikte tutuştu.
Kelimeler kimsesiz yetim kalınca
Her şey bir sözcükle anlatıma koyuldu. Devamını oku…

3

Elif Ayvaz25 Kasım 2013Yorum Yaz

Güvercinada Kalesi

Bugün sizlere Kuşadası’nda bulunan Güvercinada Kalesi’nden bahsetmek istiyorum. Kale, Kuşadası’nın sembollerinden biridir.

1465018_10152024208354509_749319685_nKuşadası Körfezinin ağzına, limanı koruyan bir konuma yapılan kalenin tarihi Bizanslılara kadar uzanır. 1834′lerde Osmanlılar zamanında da Mora isyanına karşı adalardan gelebilecek saldırılara karşı uç karakol olarak da kullanılmış.

Surları 2,5 metre yüksekliğinde, üzerinde bulunduğu adayı çepeçevre kuşatıyor. Şehre bakan yönünde ise biri silindirik, diğeri de altıgen iki kule arasında yuvarlak kemerli bir kapısı var. Bu kapının üzerinde olması gereken kitabe (yazıt) yerinden alınmış, altıgen burcun yanına konulmuş. Kalenin ortasında bulunan kare biçimindeki büyük kule aynı zamanda depo olarak kullanılmış. Güneydeki sivri kemerli bir kapıdan içerisine girilen kulenin ikinci katına da top ve tüfek mazgalları açılmış. Devamını oku…

17

Ziya Keyif19 Kasım 2013Yorum Yaz

Kelimelerle Buluşma Serüveni

Gözleri sensizliğe alıştı. Akıllarda gelgitleri var isminin. Yollar yokluğunda yalnızlığımla sessizleşti. Bir ben kaldım geriye senden arta… Bana baktıkça seni hatırlayabilirler mi, ne dersin ? Yıllar sonra bir gün o tozların içinden sıyırıp bedenimi, büyütebilir miyiz bir kişinin daha düşlerinde haykırdığın gerçekleri ?

Oysa ne çok sevmiştik o şehri, adımlarıyla karış karış işlemiştik sayfalara. Şehir o olmuştu, onlu bir şehri tanımıştı belki benimle dünya. Kaleminin kudretince kavuşturmuşken bizi, kim anlatacak şimdi yitirdiklerimi, yitirdiklerimizi…

Büyüttün…

Anlattım! Anlayana tabii…

kelimeler-sozcukler Devamını oku…

17

Ziya Keyif12 Kasım 2013Yorum Yaz

Şehirli Hayvanların Sonu

İnsan olmak; bilinçli hareketin başlangıcı, iradeli karar. Olmayanı var etme çabası değil, olanın yok olmasına duyulan kaygı. Düşünmek; anarşist hareketin varlığı, aykırı olmak, var olmanın ispatı. Akli melekelerin kırıntısına rastlanan canlıya yüklenen değer, “insan”  olgusunun kıymetli yansıması.

İnsan, sözlük anlamıyla düşünebilen en gelişmiş canlı. Peki, ne kadar doğru günümüzde ?  Çevremizdekileri ayrıştırmaya başladığımızda hepi topu kaç kişi kalıyoruz, kalıyorsunuz ? Biz de bu sınıfa dâhil miyiz ? Bu değerlendirmeyi kim yapacak, toplum. Toplumu oluşturanların kaçta kaçı değer yargılarına sahip ya da bir değere ? Elbette her bireyin değer sahibi olduğu gerçek, lakin birlikte yaşamanın gerektirdiği değerler mi, yoksa küreselleşen dünyada bireyci mantığın hâkim olduğu, ben fikrinde ortaya çıkan bir değer mi? Değer, biz miyiz ? Yaşadığımız toplum mu? Her varlığın yaşama hakkına saygı duyup ihtiyaca göre, ihtiyaç kadarıyla yetinebilen mi değerli acaba ?

İçerik Devamını oku…

research paper editing custom research paper writing service cheap assignment writing service write a research paper good college essays case study website custom writing paper custom essay order research essay writing essays custom essay order cheap custom writing service buy an essay cheap custom writing service research essay essay writer cheap do my assignment best online essay writing services writing essays for dummies cheap research papers
1
write essay for me essay editing service help with assignment writing writing an analytical essay professional essay writing services essay writing website pay someone to write my paper essay writing service reviews scholarship essay help essay in english essays for sale do my essay cheap essay writing service the great depression essay paper writers national junior honor society essay best writing services