Posts Tagged ‘bosna’

7

Alparslan Demir27 Aralık 2013Yorum Yaz

Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti

yugoslavija kopya

Yugoslavya Haritası ve Bayrağı 1943-1991

Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti, 1943′te yıkılan Yugoslavya Krallığı’nın 1963′te alınan kararla değişen son ismi. Doğu Avrupa’nın en büyük devleti olarak 50 sene yaşamış; 90′ların başında başlayan iç savaşlarla bugün Bosna – Hersek, Sırbistan, Hırvatistan, Slovenya, Makedonya, Karadağ ve Kosova devletleri kurulmuştur.

Yugoslavya, Güney Slav Dilleri’nde ¨Jugoslavija¨ olarak yazılır. Türkçeye ¨Güney Slavistan¨ yahut ¨Güney-Slavlar Ülkesi¨ olarak çevirmek mümkündür. Yugoslavya’da Boşnak, Sırp, Hırvat, Sloven, Makedon, Karadağlı Güney Slav milletleri dışında Türkler, Arnavutlar, Macarlar ve Rumenler de yaşamaktaydı. Ancak devletin baskı politikasınca Türkler, Boşnaklar ve Arnavutlar hiçbir zaman Yugoslavya’ya ait olamamışlardı. Yugoslavya, yalnızca beş entiteyi kabul ediyordu: Sırplar, Hırvatlar, Karadağlılar, Makedonlar ve Slovenler. Devamını oku…

1

Burak Aral28 Eylül 2013Yorum Yaz

Avrupalı Olmak

Hepimizin muhakkak bir olay karşısında duyduğu tepki “Avrupa gibi olamıyoruz maalesef…” olmuştur. Nedir bu Avrupalı olmak? Hemen akla düşen o temiz cadde ve sokaklar mı? Yeni yapılan binaların sahip olduğu dizayn mı? Sosyal hayatın sistematik bir şekilde işleyişi mi? Yoksa lüks kıyafetlere bürünüp varlıklı olduğunu dışa yansıtmak mı?

Sonbaharın başında 1 haftalığına gerçekleştirdiğim ilk yurt dışı gezim sonrasında bunları yazmayı, arada yakaladığım bariz farkları duyurmayı ve farkında olanlarımız için ise hatırlatmayı istedim.

Öncelikle bulunduğum ülke, birçok tavsiyeler eşliğinde gittiğim Bosna Hersek oldu. Gitmeden önce yaptığım lokasyon araştırması sonucunda, orada bulunmuş kişilerin yorumlarını, yakaladıkları kareleri, tavsiyelerini bir sonuca bağladım ve Bosna Hersek için kafamda şablon oluşturdum. Ahım şahım sokakların, gördüğümde beni hayrete düşürecek binaların, son model arabaların fazla olduğu bir yer beklemiyordum. Bir de şu var ki insanları hakkında çok az fikir sahibiydim. Değineceğim konu, gördüklerim dahilinde olaya getirdiğim bakış açısı olacaktır. Bu arada gezilip görülmesi gereken o kadar çok yer var ki!

bos

İlk 3 günümü tamamladıktan sonra şaşkınlığım biraz daha azalıyor ve kültür farklılığını apaçık bir şekilde görebiliyordum. Burada kültür farklılığından kastettiğim noktalara biraz değinmek istiyorum. Devamını oku…

7

Alparslan Demir21 Eylül 2013Yorum Yaz

Sırp Cumhuriyeti’nde Müslüman Olmak

srpska

Sırp Cumhuriyeti’ne hoş geldiniz / Bosna – Hersek

Bosna – Hersek Federasyonu, Yugoslavya’dan kopmuş ve üç distrikten (bölgeden) oluşan, Doğu Avrupa’nın küçük devletlerinden biridir. Bu üç bölgeden biri de Sırp Cumhuriyeti’dir. Sırp Cumhuriyeti’nin Saraybosna yakınlarındaki Pale kasabası, iç savaş sırasında Müslümanlardan arındırılmış, orada yaşayan Müslümanlar Saraybosna ve diğer şehirlere sürülmüş ya da öldürülmüştür. İç savaştan sonra Paleli Müslümanlar, memleketlerine dönmeye başlamıştır.

Bu kasabayı mühim kılan, Saraybosna’ya yakın olması sebebiyle, burada yaşayan Sırpların çoğunun savaşa katılmış ve Müslümanlarla savaşmış olmasıdır. Pale için Bosnalı Sırpların kalesi diye bahsetmek, pek de yanlış olmayacaktır. 2013 Ramazanı’nın Kadir Gecesi’nde, Pale’de bir camide, elli altmış kadar Müslümanla iftar yapma şansım oldu. Devamını oku…

17

Yunus Emre Oğuz21 Şubat 2013Yorum Yaz

Dış Politika Vizyonuna Uyum Sağlamak

             Değişen bölgesel ve küresel siyasete uyum sağlaması gereken en önemli kurumumuz hiç kuşkusuz Dışişleri Bakanlığı’dır. 10 yılın geride kaldığı AK Parti iktidarı boyunca en çok tartışılan kurumlardan birisi de burası oldu. Bu süre zarfında sırasıyla Yaşar Yakış, Abdullah Gül, Ali Babacan ve son olarak da Ahmet Davutoğlu bu kurumun başına getirildi. Ancak, 2003 yılından itibaren oluşturulan dış politika vizyonunun başındaki isim her zaman Davutoğlu oldu.

                1923-2003 arasındaki dış politika anlayışımız ile 2003 sonrasındaki anlayışımız arasında ciddi bir konsept farklılığı oldu. Sadece Batı eksenli anlayış terk edilerek, çok boyutlu bir anlayış geliştirildi. Davutoğlu, Dışişleri Bakanı olmadan önce yazmış olduğu “Stratejik Derinlik” isimli çalışmasında Türkiye için gerekli vizyonu ortaya koyarak,pratik için teorik altyapıyı hazırlamıştı.


Devamını oku…

7

Alparslan Demir17 Kasım 2012Yorum Yaz

Bir Katil, Bir Şehir: Ratko Mladić ve Srebrenica

Srebrenica Şehitliği

8372.
Sekiz bin üç yüz yetmiş iki. Bu, sıradan bir sayı değil. Bu, Bosna’nın Srebrenica şehrinde 11 Temmuz 1995′de, dünyanın gözü önünde katledilen masum insanların sayısı. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra dünya tarihinde yapılmış en büyük katliamın fotoğrafı soldaki. Bütün dünyanın gözlerini elleriyle kapatıp, seyrettiği katliamın fotoğrafı… Katliamın emrini veren ve ancak 16 yıl sonra yakalanabilen Kalinovikli Ratko. Katil Ratko…
Devamını oku…

7

Alparslan Demir15 Kasım 2012Yorum Yaz

Bosna’da Kanlı İç Savaş

Mareşel Tito, TIME’ın kapağında.

Yugoslavya. “Güney Slavlar Ülkesi”

1945’e kadar Sırp Krallığı’nın ismi değiştirilmiş hali olarak yaşadı Yugoslavya. 1941’deki büyük Nazi işgaline karşı Rusya’dan destek alan Hırvat komutan Josip Broz, (daha sonra Yugoslav dillerinde “Bunu yap!” manasına gelen Ti-to lakabını alacaktır.) Sosyalist Yugoslavya’nın ilk tohumlarını II. Dünya Savaşı sırasında attı. İtalyanların Almanya’ya teslim olmasından sonra, 1943’te gizlice topladığı Anti-faşist Yugoslavya Ulusal Kurtuluş Konseyi ile geçici bir devrim hükümeti oluşturdu. Nihayet, 1945’te krallık rejimini yıkarak, resmen Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti’ni kurdu.

Devamını oku…

8

Resul Sevimli18 Mart 2012Yorum Yaz

Etnisite ve Kimlik Olgusu

                                             

 Kimlik kavramı toplumun sosyal sisteminin en temel ve en önemli kökenini oluşturmaktadır. Kimlik, bireylerin gerek kültürel gerekse yaşadıkları çevrelerdeki sosyal konum ve statülerinin karşılığı olan çok boyutlu, inanç, tutum, değer yargıları gibi yaşam biçimini sembolize eden bir kapsama sahiptir. Sosyolojik anlam itibariyle “ben” olma durumu ve kişilerin öteki olmasını engelleyen bir unsurdur. Son zamanlarda kimlik kavramı sadece ülkemiz değil tüm dünyada en büyük sorun haline gelmiştir. Özellikle sınırları içinde birçok etnik grubu bulunduran ülkeler arasında sıkıntılara neden olabilecek türden, es geçilemeyecek bir olgudur.

Bu konuyu incelerken köklerini atalarımıza dayandırıp, günümüze kadar değişen süreçleri ele alarak kısa da olsa sizlerle paylaşmaya çalışacağım. Bilindiği üzere Osmanlı İmparatorluğu Türk’ü , Rum’u, Ermeni’si, Boşnak’ı, Kürt’ü , Zaza’sı , Laz’ıyla çok kültürlü bir yapıya sahiptir. Bu yapı tarihte yer aldığı sürece emperyal güçler tarafından isyanlarla, kışkırtmalarla vs gibi tedrici bir şekilde kullanılmaya çalışılmıştır. Tarihte her değişen değer ve dünya sistemi o dönemin küresel boyutu olmuştur.

 1789 Fransız İhtilali’nde sonra ortaya çıkan milliyetçilik akımı bir nebzede daha önceden kendinin farkında olmayan pas tutmaya yüz tutmuş beyinleri harekete geçirmiş ve kişilere ben duygusu katarak birlik ve dayanışma ruhunu aşılamıştır. Fransız İhtilali’nden sonra ortaya çıkan milliyetçilik kavramıyla, kimlik olgusu İmparatorlukları derinden sarsan boyutlarından sadece bir tanesidir. Osmanlı’da da bunu net bir şekilde görebiliriz. . 600 yıllık koca dev Çınar, çağın değişen şartlarına ayak uyduramamış ve yavaş yavaş çöküş sürecine girmiştir. Bünyesindeki milletlerin kopuş serüveni ve geriye kalan hasta adam… Halil İnalcık’a göre Osmanlı’da Türk Kimliği 16.yy’ın birinci döneminden itibaren yok olmuştur. Bir ülkenin vatandaşlarından çoğunluğu %80’i bulan etnik grup o devletin “Egemen Kültürü” veya “Standart Kültürü”dür. Peki sizlere sorarım Osmanlı’da Türkler hem “Kurucu Kültür” hem de “Egemen Kültür” olmasına rağmen neden öteki konumuna itilip Türk Kimliği neredeyse yok sayılmıştır? Merkez , Enderun’dan gelen yabancı elit kadrolarla süslenirken çevrede ise ikinci plana atılan Kurucu ve Yüksek Kültür olan Türkler… İnsanın içinde yaşadığı topluma, kültüre karşı bir tutunum aracı olan kimlik olgusu, modernizmden postmodernizme kadar geçen süreçte , kavramsal olarak çeşitlilik göstermiş adeta bir valiz kavram haline gelerek eksenleri değişmiştir.

Günümüz siyasetinde Türkiye üzerinde oynanabilecek en güzel oyunlardan bir tanesi budur; etnisite ve kimlik olgusu. Mevcudiyeti ve manası bilinmeyen bazı kavramlar sözüm ona bazı kendi bilmez bölücüler(Siyasal Kürtçüler) tarafından her yere itilmekte ve ülkedeki kargaşayı arttırmaktadır. Türklük şemsiyesini öteki konuma getirerek ABD ve diğer müttefiklerine şirin görünme çabası ülkemizi bölünmeye kadar götürebilir. Batı kültürünün etnisite yaklaşımı ülke genelinde “Böl ve Yönet” stratejisini taşımakta ve etnisitie bilincini yükseltmektedir. Ülkenin alın yazısı yaz-boz tahtasına dönüşebilir.

 Türklük kavramı Ziya Gökalp’in de tabiriyle kavmi, ırkı olarak değil bütünleştirici olarak vardır. Türkiye Cumhuriyeti topraklarında yaşayan herkes Türk’tür ama ırksal özellikleri açısından değil bütünlük olarak buna tabidir. Bu kavram sürekli faklı noktalara çekilmekte faşistlik olarak düşünülmektedir. Hala tartışmakta yorulduğumuz Türkiyelilik gibi kavramlar ulus-devlet anlayışını yok edip Başkanlık Sistemi getirerek Türklük üst kimliğini alt kimliğe indirgeyen , federe-devlet olmaya sürükleyen spekülasyonlardan başka bir şey değildir. Bu daha önce de dediğim gibi ülkemizi bölünmeye kadar götürür. Zaten Siyasal Kürtçülerin ve bölgedeki lider küresel güçlerin de stratejileri bu yöndedir. Aslında bir nebze de geride bıraktığımız Sevr’i küresel boyutuyla görüyoruz. Milliyetçilik esasıyla bölmek… O zaman bize küçük bir toprak parçası verilmişti fakat şimdi her yerdeler.

 Zaman öyle bir zaman ki Türk’üm demeye korkar olduk, Türk’üm dedik mi aman sen faşistsin aman herkesi dışlıyorsun falan feslikan cümleleri kulaklarımızda yankılanıyor. Çoğuna göre Türklük kandan ibaret oluyor. Evet biz bu topraklarda özgürlüğümüzü kanla kazandık ama unutmasınlar ki birlik olarak bütünlük olarak bunu başardık. Satranç tahtasının fedailerini temsil eden piyonlar olmamıza rağmen bu oyunda sonuna kadar varız. Fakat şöyle de bir şey var ki oyun bittiğinde piyon da aynı kutuya konulur vezir de şah da…

research paper editing custom research paper writing service cheap assignment writing service write a research paper good college essays case study website custom writing paper custom essay order research essay writing essays custom essay order cheap custom writing service buy an essay cheap custom writing service research essay essay writer cheap do my assignment best online essay writing services writing essays for dummies cheap research papers
1
write essay for me essay editing service help with assignment writing writing an analytical essay professional essay writing services essay writing website pay someone to write my paper essay writing service reviews scholarship essay help essay in english essays for sale do my essay cheap essay writing service the great depression essay paper writers national junior honor society essay best writing services