Posts Tagged ‘HAMAS’

8

Burak Sünel10 Şubat 2014Yorum Yaz

ABD-İran Yakınlaşması ve Türkiye’ye Etkileri

 

İran’ın, ABD ile gergin ve en asgari düzeydeki diyalogdan mahrum ilişkisini değiştirme stratejisi izleyerek Ortadoğu bölgesindeki etkin varlığını pekiştirmeye başladığı görülüyor. ABD-İran ilişkilerinin düzelmesi, Türkiye ile İran arasındaki ilişkileri çok boyutlu etkileyecektir. Ankara, bölgedeki ağırlığını kaybetmekten endişe duymaya başlıyor.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun davetiyle İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif 1 Kasım’da Ankara’yı ziyaret etmişti. Ortak basın toplantısında, 25-26 Kasım’da Tahran’ı ziyaret edeceğini açıklayan Davutoğlu, Aralık ayında İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin Türkiye’de ağırlanacağını, Ocak ayında da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Tahran’a gideceğini bildirmişti. Türkiye ve İran’ın “rakip olarak” gösterilmek istendiğini kaydeden Davutoğlu, iki ülkeyi ortak kültürel ve tarihi değerlere sahip dost ve komşu ülkeler olarak görmek gerektiğini vurguladı. Ayrıca Aralık ayında Konya’daki Şeb-i Aruz törenlerine katılan Ruhani ile Ahmet Davutoğlu bir görüşme daha gerçekleştirdi. Genelde temkinli ve nispeten sessiz yürüyen İran-Türkiye diplomatik ilişkileri son aylarda oldukça yoğun, en üst düzeyde bile. ABD-İran ilişkilerindeki yumuşamalar ile yaşanan değişimin Türkiye-İran arasında yeni bazı pazarlık, müzakere alanları açtığı anlaşılıyor. Devamını oku…

8

Burak Sünel5 Aralık 2013Yorum Yaz

İran ve Türkiye’nin On Yıllık Nüfuz Mücadelesi

Bulundukları bölgenin iki en güçlü aktörü olan Türkiye ve İran arasındaki ilişkileri “düşmanca” nitelendirmek biraz ağır kaçmaktadır. Buna “rekabet” ya da olsa olsa “ılımlı/pasif düşmanlık” diyebiliriz. İki ülkenin de büyük imparatorluk bakiyesi olduğunu düşünürsek Ortadoğu gibi karışık siyasi coğrafyada ender rastlanan köklü devlet geleneğine sahipler. Bu iki bölgesel gücü düşmanlık değil de rekabet olarak nitelendirmemiz birbirleriyle sıcak bir çatışmaya girmemeye özen göstermelerindendir. Basında göze çarpacak kadar yer almamasının, sanki donuk gibi olmasının aksine diplomatik anlamda İran ve Türkiye arasındaki ilişkiler gayet hareketlidir. Mesela Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün İran için sarfettiği “İran köklü bir devlettir. Diplomasilerinin de ne kadar köklü olduğunu biliyoruz” ifadesi Türkiye’nin İran’ı önemseyerek takipte tuttuğunun devlet nazarından yansımasıdır.

Birçok siyaset bilimci devletlerarası ilişkilerde barış hâlini aslında “çatışmasız bir savaş” olarak nitelerler. Yani, devletler fiziki mânâda savaş durumunda değillerdir ancak diplomasi hiçbir zaman durmaz ve mücadeleler bu safhada süregider. Türkiye ve İran arasındaki ilişki de bir nevi böyledir. Çünkü, özellikle son on yıldır bölgede yaşanan gelişmelere bu iki gücün kayıtsız kalması imkansızdı. Ortada bir savaş görünmediğine göre bu gelişmelere karşı tarafların verdiği mücadele diplomatik olarak sürmektedir.

Son on yıldır dedik. Neden? Bunun sebebini yine Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün ifadelerinin üzerine giderek çıkarabiliriz: “Bizim açımızdan Suriye birinci derecede önemli bir konu, bir millî güvenlik meselesidir.” Doğrudur, gerek 2003’te Irak’ta yaşananlar gerekse şimdi Suriye’de olup bitenler İran ve Türkiye için hem fırsat hem de tehditleri beraberinde getirdi. İki devlet bölgede nüfuzlarını korumak ya da arttırmak için kıyasıya mücadele içine girdiler. Etkileşimde oldukları coğrafyanın altüst olmaya başlaması bu mücadeleyi “milli güvenlik” seviyesine kadar getirdi. Devamını oku…

8

Resul Sevimli25 Mart 2012Yorum Yaz

Filistin İçi Dengeler ve BM’ye Tam Üyelik Başvurusu

 FİLİSTİN İÇİ DENGELER 
 Filistin siyaseti yapılırken, genelde uluslararası boyutu ele alınarak, iç siyaset biraz daha arka plana itilmektedir. Filistin içi dengeleri anlamadan Filistin’i anlamak mümkün değildir. 
 1948’de bir devlet haline gelen İsrail’in,”kutsal topraklar” olarak nitelendirdiği toprakların bir kısmının Filistin coğrafi sınırları içerisinde yer alması, yıllar sürecek çatışmaların ve işgallerin bir habercisi olmuştur. Tükenmek bilmeyen İsrail işgaline karşı ortaya çıkan Filistin Kurtuluş Örgütü ve HAMAS, Filistin direnişinin en önde gelen iki dinamiğidir. Ne yazık ki İsrail’e karşı ortaya çıkan iki direniş örgütü, birlikte olarak gözükseler de birbirinden bağımsız hareket etmektedirler. Uluslararası alanda meşruluğu olan FKÖ’nün, Oslo Barış Süreci ve sonrasında İsrail Devlet’ini tanıması ve barışa tam destek vermesi HAMAS’ın doğuşunu ortaya çıkarmaktadır. Mısır’da faaliyet gösteren Müslüman Kardeşler hareketi temelli olan HAMAS , FKÖ ‘nün İsrail’e karşılıksız kalmasından dolayı ortaya çıkmış ve silahlı direnişin olmasının gerektiğini, barışın asla olmayacağını , eğer ucunda bağımsızlık olacaksa da ikinci bir yol olarak ancak ateşkes yoluyla olacağını savunmuşlardır. FKÖ’den buna tepki gelmesiyle birlikte iki iç dinamik arasında çatışmalar meydana gelmiş ve HAMAS Gazze’yi ele geçirerek gücünün göstergesini yapmıştır. Uluslararası arenada etkin güçler de Filistin’de kendilerinin menfaatleri doğrultusunda faaliyet gösteren bir hükümeti savunarak(FKÖ) , HAMAS’ı terör örgütü olarak nitelendirmektedir. Görüldüğü üzere Filistin iç dinamikleri bu şekildedir. Sizce, bu zamana kadar birbirinden bağımsız hareket eden iki unsurla birlikte Filistin bağımsızlığı ne kadar mümkündür? Nitekim de öyle olmuş ve olumlu bir sonuç vermemiştir. 
 Günümüze geldiğimizde çok önemli bir gelişme görmekteyiz. Tüm dünyayı, özellikle ABD ve İsrail’i sarsan, şiddetle tepkilerine yol açan bir olay. Geçtiğimiz Kasım ayında Hamas, FKÖ’ye katılma kararı aldığını açıklamıştır. Bu haber tüm Filistin ve müttefiklerini büyük bir sevince boğmuştur. Evet iki ayrı güç, artık bir olmuştur. Hamas’ın FKÖ ile birleşme kararı alması, önümüzdeki süreçte Filistin siyasetinin iki önemli iç dinamik unsurlarının, örgüt içi siyasette yapılacak reformlar çerçevesinde direniş hareketlerinin niteliğini değiştireceği açıktır. Bu, Filistin’deki hareketlerin meşrulaşması yolunda atılan önemli bir adımdır. FKÖ ve HAMAS’ın birleşme kararından sonra tüm dünyada merakla beklenen “Acaba bundan sonra ne olacak? “ sorusu muğlaktır. 
 BM’YE TAM ÜYELİK BAŞVURUSU 
 Filistin Yönetimi Başkanı Mahmut Abbas’ın Eylül 2011’de BM’ye tam üyelik başvurusu Filistin’in bağımsızlık yönünde attığı ilk somut adımdır ve son zamanlarda Ortadoğu ve uluslararası ilişkiler gündemini sıkça meşgul etmektedir. Filistin Yönetimi Başkanı Mahmut Abbas’ın BM Güvenlik Konseyine başvuruda bulunarak 1967 sınırlarını esas alan ve Doğu Kudüs’ün başkent olarak öngörüldüğü bağımsız bir devletin ilan edilmesini isteyeceklerini açıklaması, Arap Baharı’nın tüm sıcaklığı ile sürmekte olduğu bölgede dikkatlerin işgal altındaki topraklara yönelmesini sağlamıştır.
 Tarihi başvurunun, önce Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde, ardından da Genel Kurul’da oylanması gerekmektedir. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-mun Güvenlik Konseyi’ne sunduğu başvurunun kabulü için 15 üyeli Konsey’de 9 “evet” oyu ve ayrıca 5 daimi üyenin hiç birinin veto etmemesi gerekmektedir. 193 devletin temsil edildiği Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na hitap eden Mahmud Abbas tüm dünyaya örnek teşkil edecek konuşmasıyla üyelik başvurusunu tekrardan dile getirmiştir. 
 BM görüşmeleri nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın, özellikle FKÖ ve HAMAS direniş örgütlerinin de birlik olmasından itibaren , Filistin halkının bağımsızlık yürüyüşünün başladığı ve kararlı biçimde bu yürüyüşün sürmesi gerektiği düşünülmektedir. Filistinli liderlerin birlik ve beraberlik içinde bu tarihi yürüyüşü bağımsızlıkla sonuçlandırmaları bakımından önlerinde uzun ve aynı zamanda tuzaklarla dolu bir yol bulunmaktadır. İsrail lobisinin tüm oyunlarıyla başa çıkabilmek ve Filistin halkının bağımsızlığına kavuşabilmesi için İslam dünyasının kenetlenmesi ve güç birliği yapması kaçınılmaz bir zorunluluktur. Dileriz bu kez tarihsel yanılgılar tekrarlanmaz ve hegemonik güç siyaseti devre dışı bırakılarak bir halkın özgürlük iradesi galip gelir.
research paper editing custom research paper writing service cheap assignment writing service write a research paper good college essays case study website custom writing paper custom essay order research essay writing essays custom essay order cheap custom writing service buy an essay cheap custom writing service research essay essay writer cheap do my assignment best online essay writing services writing essays for dummies cheap research papers
1
write essay for me essay editing service help with assignment writing writing an analytical essay professional essay writing services essay writing website pay someone to write my paper essay writing service reviews scholarship essay help essay in english essays for sale do my essay cheap essay writing service the great depression essay paper writers national junior honor society essay best writing services