Posts Tagged ‘kültürel yozlaşma’

31

Sefa Yılmazel10 Şubat 20132 Yorum

THY Meselesi ve Laik Atak

Hafta sonu, Dilek Hanif’in Türk Hava Yolları host ve hostesleri için tasarladığı yirmi kadar tasarımdan birinin basına sızdırılması sosyal medyada tartışmalara sebep oldu. Tasarımın kesinleşmediği ve sadece seçeneklerden biri olduğu Türk Hava Yolları ve Dilek Hanif tarafından belirtilse de, sosyal medyada insanlar kesinleşmiş bir sonuçmuş gibi yorumlarda bulunmaya devam ettiler. Fotoğraftan da anlaşıldığı üzere basına sızdırılan tasarım; geleneksel izler taşıyan, vücut hatlarını belli etmeyen ve etek boylarının önceki kıyafetlere nazaran daha uzun olduğu bir eskizdir.
Bu olay üzerinden benimde cevaplamaya ve sorgulamaya çalışacağım konular ise şöyle;

* İnsanlarımız kesinleşmemiş bir tasarım üzerinden nasıl ve ne şekilde ‘’şeriat gelecek’’ korkusuna kapılıyorlar ve bu hangi zihniyetin ürünüdür?
* Bir türlü içinden kurtulamadığımız ‘’aşağılık kompleksi’’nin sebebi nedir ve ne şekilde karşımıza çıkmaktadır?

Öncelikle, açık konuşmak gerekirse, basına sızdırılan tasarım benimde pek hoşuma gitmedi. Bana göre burada önemli olan, çalışanların fikri olmalı. Sonuç olarak bu kıyafetleri giyecek olan ve saatlerce bilmem kaç feet yükseklikte hizmette bulunacak olanlar host ve hostesler. Dolayısıyla bu tür çalışmalar, çalışanlar dikkate alınarak yapılırsa daha faydalı olur.

Peki, nasıl oldu da insanlarımız bir tasarım örneğinden ‘’Eyvah! Kaçın Şeriat Geliyor!’’ tepkisine ulaşabildiler? Yapılan yorumlardan birkaç tanesini sizlerle paylaşmak istiyorum;

‘’ thy hosteslerinin yeni üniformaları..!? Osmanlı İmparatorluğu HavaYolları olaymış tam biçilmiş kaftan olurmuş….’’

‘’ Şeriat airlines hayırlı uçuşlar diler. #THY ‘’

‘’ thy hosteslerinin yeni üniformaları..!? Osmanlı İmparatorluğu HavaYolları olaymış tam biçilmiş kaftan olurmuş….’’

Gördüğünüz gibi yapılan yorumlar gerçekten içler acısı bir durumu gözler önüne seriyor. Özellikle de yara verici olan, bu tür yorumları yapan insanlarımızın çoğunluğunun kendilerini ‘’laik’’ olarak göstermesi. Laik insan olur mu olmaz mı tartışılacak bir konu ama eğer öyle bir şey varsa kendilerini bu şekilde tanımlayan kişilerin kesinlikle ‘’hoşgörülü’’ olmaları gerekir. Fakat bu kişiler genelde hoşgörüden nasiplenmemiş kimselerdir. Öyle ki, adeta barut gibidirler ve belli çevrelerden gelecek bir kıvılcımı gözlerler.

Peki, bu hangi zihniyetin ürünü ya da hangi akıl dışı zihniyetin ürünü? Şimdi bunu bir olayla izah etmeye çalışayım sizlere;

Üniversiteye ilk başladığım yıl başörtülü öğrenciler derslere alınmaya başlamışlardı. Bir süre, birçok kişinin garibine gitmişti bu durum. Fakat alıştıktan sonra, insanlar şunu sormaya başladılar, ‘’Neden daha önce başörtülü öğrenciler üniversiteye alınmıyordu ki?’’ Çünkü gördüler ki o insanlarda kendileri gibi. Bir kişinin, sadece başörtüsü yüzünden okula alınmaması çok saçma gelmeye başlamıştı insanlara. İşte, çok değil bundan on altı sene önce bu ülke 28 Şubat sürecini yaşadı. Herkes gibi okumaya hakkı olan başörtülü kız öğrencileri üniversitelere alınmadılar, ikna odalarında başlarını açmaya zorlandılar. İşte o zihniyet, bu zihniyetin aynısıdır! On altı yıl önce 28 Şubat’a sebep olanların attıkları tohumlar bugün hala meyvelerini vermeye devam ediyor, bu olayda bunun en canlı, kanlı örneğidir.

Ele almak istediğim ikinci konuya gelecek olursak, ‘’aşağılık kompleksi’’ yaklaşık olarak Lale Devri’nde başlayan yanlış ‘’batı’’ politikasının bir ürünüdür. Zamanın politikacıları ve münevverleri tarafından yanlış anlaşılan Batı ve bunun üzerine inşa edilen politikalar bugün hala devam etmekte ve yıllardır sakat nesillerin oluşmasına sebep olmaktadır. Avrupa’ya giden ilk öğrencilerimiz ile başlayan ‘’geri kalmışlık’’ duygusu bugün artık toplumumuzda yerleşmiş bir sendrom halinde devam etmektedir. Zamanında Osmanlı’nın çağa ayak uyduramaması ve sanayileşemeyerek teknolojik gelişmelerden uzak kalması Osmanlı ‘’medeniyetinin’’ geri kalmasına sebep olmuştur. Fakat ne yazık ki yüzeysel bakış açısı yüzünden aydınlarımız ‘’medeniyet’’ kavramını yanlış anladılar ve onu ‘’kültürel’’ boyutta yorumladılar.(medeniyet ile kast edilen teknolojik gelişmelerdir.) Burada tek suçu aydınlarımıza yüklemek de yanlış olur. Şüphesiz ki, oryantalist Batı zihniyetinin de ülkemizdeki ‘’kültürel yozlaşma’’ya çok büyük etkileri olmuştur. Bu gelişmeler sonucunda, toplumumuzda kendi kültürünü hor görme ve geçmişini reddetme hastalığı oluşmuştur. Hastalık diyorum, çünkü bu sakat bir zihniyetin ürünüdür. Yukarıda verdiğim örnek yorumda bunun en canlı örneğidir.

Son olarak; medeniyeti, gelişmişliği sadece şekil olarak algılayan ve zaman zaman bunu etek boyuna indirgeyen, yozlaşmış zihniyetlere bir dörtlük paylaşarak yazımı tamamlamak istiyorum.

Kim demiş Avrupa insanı medeni
Ne edep kalmış ne hayâ çırılçıplak bedeni
Eğer medeniyet açıp saçmaksa bedeni
Desenize hayvanlar bizden medeni!

 Not: Dörtlüğün kime ait olduğuna dair kesin bir bilgi yok, genelde iki isim üzerinde duruluyor; Mehmet Akif ve Necip Fazıl

 

31

Sefa Yılmazel3 Ekim 2012Yorum Yaz

Ne Oldu Bize ?

     Uzun bir aradan sonra tekrar beraberiz. Öyle bir giriş yaptım ki, sanırsınız milyonlar benim yazılarımı takip ediyor. Pek öyle bir derdimiz de yok ya neyse.     
     Yaz oldu, okul bitti, meclis kapandı, sandık ki ortalık biraz sakinleşir. Ama yok, olmadı. Gene atışmalar, kavgalar, gaflar, cenazeler… Bizler, okuldan uzaklaşıp, kafamızı dinlerken, akranlarımız olan genç kardeşlerimiz, ‘’bir hilal uğruna’’ şehit düştüler.

    Haberleri şöyle bir hatırlayacak olursak, durumumuz gerçekten içler acısı. Ne kadar insan tanıyorum, artık gazete okumak istemeyen, haber dinlemek istemeyen. Her gün kan, her gün ölüm, her gün tecavüz, her gün cinayet… Ne oluyor bize? Biz böyle miydik? Bize böyle mi anlatıyorlardı ninelerimiz, dedelerimiz… Hani o eski İstanbul anıları, köy hatıraları… Ne oldu o sade yaşantımıza? Nerede kaldı o sıcak muhabbetler, sohbetler… Güzel olan her şey eskide kaldı sanırım.

   Yaşamın her anında öyle gaddarlaşmışız, öyle bencilleşmişiz ki, kendimizden başkasını tanımaz hale gelmişiz. Gerçi kendimizi de pek tanıyamıyoruz ya, neyse… Hani, eskiden sadece bir atasözü olan ‘’ Bana dokunmayan yılan bin yaşasın’’ sözü vardı ya, işte o söz şu an tam bizi anlatıyor. Herkes, ‘ben’liğinin derdinde…

     Peki, hiç mi, umursamıyoruz etrafımızda olanları? Yok, canım o kadar da değil. Açın, bakın, sosyal medyaya hangi olay, ne kadar konuşulmuş, ne kadar etki yaratmış diye. Artık şehit haberleri bile sıradanlaştı diye bilirim. Şehit haberi mi geldi, herkes klavye başına geçer, radikal kesimler nefret püskürür, Kemalistler Atatürk’ü anmaya başlar, liberaller kınarlar, İslamcılar bir iki hadis paylaşır,  böyle uzayıp gider; ama bu pek uzun sürmez. Birkaç saat, bilemediniz bir gün. Sonra herkes kendi derdine döner. Bunu dışarıda da tespit edebilirsiniz. Gidin bir kafeye, oturun, bir çay söyleyin ve etrafınızı izlemeye başlayın. Hafif kulak kesilin millete. O zaman, ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.

   Bu kadar uzun bir giriş yaptıktan sonra, bütün bunlara sebep olan sorunu biraz irdeleyelim. Komşusu açken, tok yatmayı reddeden, kendi yatağını misafirine veren, kışın ortasında paltosuz kalan bir evsize, paltosunu veren millete ne oldu da böyle oldu? Bana kalırsa, biz yozlaştık! Hem de çok fena yozlaştık arkadaş! Batının yıllar önce başlattığı kültür emperyalizmine yenik düştük! Topla, tüfekle değil; giyimle, kuşamla, müzikle, sinemayla, telefonla, bilgisayarla vurdular bizi. Hem de öyle bir vurdular ki, ne olduğunu bile anlamadık. Göstere göstere geldiler gümrük kapılarından, sonra mağazalarda sıralandılar, üstüne KDV ile evimize hatta yatak odamıza kadar girdiler. Hiç fark etmedik nasıl olduğunu. Önce bedenimize, sonra ruhumuza sahip oldular.

      Medeniyet medeniyet diye yanıp, tutuştuk, hâlbuki ne çabuk unuttuk; ‘’Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar’’ dizesini. Evet, bugün belki de medeniyet olarak çok ilerideyiz. Hepimiz de akıllı telefonlar, tabletler, laptoplar vb aletlerden biri var. Babalarımız, annelerimiz bile internetten gazete okuyor, hatta bazıları Facebook, Twitter kullanıyor. Amacım bunu eleştirmek değil, kesinlikle. ‘İlim Çin’de dahi olsa gidin, alınız’ der;  beşerin en hayırlısı.

     Kültür… Bir milletin yaşam kaynağı, maddi ve manevi tüm değerleri… Ve bu değerlerin en önemlisi, tüm bunların aktarılması için gereken en önemli unsur, dil… Çok basit bir şekilde, dilimizin ne hale geldiğini özetleyeceğim sizlere. Uzağa gitmeye gerek yok, kültürden bahsediyoruz. Kültür sözcüğünün etimolojisine baktığımız zaman, Latince ‘cultura’ dan geldiğini görürüz. Yine aynı şekilde, sizlere meramımı iletirken kullandığım alfabe Latin alfabesi. Bırakın Osmanlı döneminden kalma eserleri, 50, 60 yıl öncesindeki eserleri bile anlamada güçlük çekiyoruz hatta anlayamıyoruz. Günümüz aydınları, 500, 600 kelime ile kitap yazarken, halkımız kaç kelime ile konuşuyordur acaba? Yaratıcı dükkân isimlerinden, tabelalardan bahsetmeye gerek bile duymuyorum. İşte dilimizi koruyamadığımız için, geleneğimizden, göreneğimizden de bugün iyi bir şekilde bahsedemiyoruz.

      Aslında bu konu üzerine daha geniş yazmak lazım, daha geniş konuşmak lazım… Bu bir başlangıç olsun. Fazla da uzatmadan sizi bir Rus filozofun, o çarpıcı sözüyle baş başa bırakıyorum;

‘’ Bütün bir Rus halkı helak olsa, sadece Tolstoy ve Dostoyevski’nin eserleri varlığını sürdürse, Rusça en ufak bir zarara uğramayacaktır. ‘’
       

NOT: Karikatür tasdelen.org ‘ dan alıntıdır.


research paper editing custom research paper writing service cheap assignment writing service write a research paper good college essays case study website custom writing paper custom essay order research essay writing essays custom essay order cheap custom writing service buy an essay cheap custom writing service research essay essay writer cheap do my assignment best online essay writing services writing essays for dummies cheap research papers
1
write essay for me essay editing service help with assignment writing writing an analytical essay professional essay writing services essay writing website pay someone to write my paper essay writing service reviews scholarship essay help essay in english essays for sale do my essay cheap essay writing service the great depression essay paper writers national junior honor society essay best writing services