Posts Tagged ‘Milli Eğitim’

4

Bahadır Kızak30 Kasım 20131 Comment

Milli (!) Eğitim

Ülke gündeminin yoğunlaştığı son günlerde; öğrenciyle ve eğitimle alakası olmayan, tamamen siyasi çatışmalara dayalı dershanelerin kapatılması konusuyla beraber ülkemizde eğitim konusu yeniden gündeme geldi.

Yıllardan beri ülkede eğitim konusunda herkes bir şeylerden rahatsız. Fakat bakıldığı zaman kimse çözüm üretemiyor. Kalıcı, sistemleşmiş bir eğitim sistemi maalesef sağlanamadı. Değişen her hükümet mutlaka eğitim sisteminde hayati değişiklikler yaptı. Hatta bazı hükümetlerde milli eğitim bakanları futbol maçlarında oyuncu değiştirir gibi değiştirildi. Ve en önemlisi partiler üstü bir eğitim sisteminde uzlaşma sağlanamadı.

Eğitim önemi gibi klişe konulara değinmek istemiyorum. Fakat eğitim konusunda bilinmeyen bir hususun aydınlatılması gerekir: “ 1949 Eğitim Komisyonları Anlaşması “

İkinci Dünya Savaşı sonrasında girilen soğuk savaş döneminde ABD, maddi olmayan bir silah buldu. Bu silah, sömürgeciliğin modern adı olan emperyalizmdi. Bu silahın çeşitlerinden biri de “ Kültür Emperyalizmi “ olarak yaratıldı.

Stratejik olarak hayati öneme sahip olan Türkiye de bu emperyalizmden nasibini Fulbriht Eğitim Komisyonları Anlaşması’yla aldı.

Soğuk Savaş sonrası oluşan yeni sistemde kendine yer edinmeye çalışan Türkiye, 27 Aralık 1949 yılında ABD ile “ Fulbright Eğitim Komisyonları Anlaşması “ imzaladı.

1414786_235699553261019_763870515_n Continue Reading

31

Sefa Yılmazel27 Ekim 2013Yorum Yaz

Değişmeyen Çile: Milli Eğitim (2)

Geçen hafta başladığım Milli Eğitim yazı dizisini, lise kademesini ele alarak bu hafta tamamlamayı düşünüyorum. Geçen hafta ilkokul ve ortaokul aşamasını ele almıştım, okumayanlar bu linkten ulaşabilirler; http://www.genccinar.com/2013/10/degismeyen-cile-milli-egitim-1.html

Ülkemizdeki lise türlerine bakacak olursak. *

1. Fen Liseleri
2. Anadolu Liseleri
3. Özel Liseler
4. Süper Liseler ( 2005 yılında kademeli olarak kaldırıldı ve mevcut okullar Anadolu Lisesi’ne dönüştürüldü. )
5. Meslek Liseleri ( Her türlü meslek liseleri, sağlık meslek liseleri, endüstri meslek liseleri gibi. )
6. Düz Liseler ( 2013 yılında kaldırıldı ve mevcut okular Anadolu Lisesi’ne dönüştürüldü. )

Son yıllarda yapılan değişiklikleri göz önünde bulundurduğumuzda, ortaöğretimden liseye geçen bir öğrenci, fen lisesi, anadolu lisesi veya herhangi bir meslek lisesinde öğretim hayatına devam etmektedir.

Lise aşamasında; süper ve düz liselerin kaldırılması, alan ve katsayı uygulamasının kaldırılması ve imam-hatip okullarının genişleyen formatı ile oluşan sorunları ele alacağım. images
Süper ve düz liselerin kaldırılması ile bir boşluk olduğu kesin. Geçtiğimiz sene 500 binin üzerinde öğrenci açıkta kaldı. Düz liselerin anadolu lisesine dönüştürülmesi ile anadolu veya fen lisesine yerleşemeyen öğrenciler açıkta kalarak, MEB tarafından çok programlı liselere, açık liselere, meslek liselerine veya imam-hatip liselerine yönlendirildi. Özellikle çok programlı liselerin her yerde bulunmayışı, meslek okullarının da sınırlı kontenjana sahip olması öğrencilerin açık liselere yönelmesinde temel etkeni oluşturdu. Basit bir şekilde düşündüğümüz zaman, MEB’in bu konuda da stratejik bir hataya düştüğünü kavrayabiliriz. Süper liseler, özellikle test alanında başarılı olamayıp okul sisteminde daha başarılı olan öğrenciler için iyi bir alternatifti. Düz lise ve anadolu lisesi arasında bulunan süper liseler, arada kalan öğrenciler için iyi bir alternatif oluşturuyordu. Fakat bu liseler kaldırıldı ve anadolu liselerine dönüştürdü. Yani bu okullar da, sınav ile öğrenci almaya başladı. Geçtiğimiz dönem kaldırılan düz liseler de kademeli olarak anadolu liselerine dönüştürüldü ve bu liselerde sınav ile öğrenci almaya başladılar. Yani vasat veya vasat üstü bir öğrenci için alternatifler gittikçe azaldı. Devamını oku…

31

Sefa Yılmazel13 Ekim 2013Yorum Yaz

Değişmeyen Çile: Milli Eğitim (1)

“On bir yıldır süren Ak Parti döneminde en verimsiz, en istikrarsız kurum sizce hangisidir?” diye bir soru sorulsa, hiç süphesiz vereceğim cevap; Milli Eğitim Bakanlığı olur. Şöyle bir geriye dönüp, düşünüldüğünde hemen hemen herkesin aynı kanaatte olacağı düşüncesindeyim.

Üç dönemdir üst üste tek başına iktidar olan bir parti, bir türlü Milli Eğitim Bakanlığı’nda istikrar sağlayamamış ve bu bakanlığa toplamda beş ayrı ismi getirmiştir. Yani ortalama olarak, 2,5 yılda bir yeni Milli Eğitim bakanı görevlendirildi. Kısaca bu isimleri hatırlayacak olursak;

1. Erkan Mumcu ( 19 Kasım 2002 – 17 Mart 2003 )

2. Hüseyin Çelik ( 17 Mart 2003 – 3 Mayıs 2009 )

3. Nimet Baş  ( 3 Mayıs 2009 – 7 Temmuz 2011 )

4. Ömer Dinçer ( 7 Temmuz 2011 – 25 Ocak 2013 )

5. Nabi Avcı ( 25 Ocak 2013 – ? )

Belli başlı konular üzerinden, Ak Parti hükümetinin Milli Eğitim politikasına bakıp, bu konudaki görüşlerimi dile getireceğim. Kısıtlı bir alana sahip olduğumuzdan, yazımı bölümlere ayırdım. Bu hafta ilkokul ve ortaokul aşamasını ele alacağım.

Öncelikle ortaokuldan liseye geçiş sürecini el alıp, sondan başa doğru gidecek olursak;

Bu mesele tam bir yapboza dönmüş durumda. Hatırlarsanız, Hüseyin Çelik döneminde ‘dershane’ etkisi azaltılmak için 8. sınıf öğrencilerinin girdiği OKS kaldırıldı ve yerine 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerinin gireceği SBS getirildi. Yani eskiden, öğrenciler bir sene dershaneye giderken bu dönemde üç sene dershaneye gitmeye başladılar. Ardından, Nimet Baş geldi ve çocukları ard arda sınava sokan bu sistem yerine, tekrardan tek sınavlı sistemi getirdi. Yani, Hüseyin Çelik’in yıktığını, Hüseyin Çelik’in yaptığını yıkarak geri getirdi. Ardından iktisatçı Milli Eğitim Bakanı’mız Ömer Dinçer geldi ve dershanelere tekrardan savaş açtı. 4+4+4 sistemi, serbest kıyafet uygulaması gibi tartışmalı işlere imza attı. Aşırı tepki sonucunda onun da vadesi doldu ve yerini daha ılımlı olan, Nabi Avcı’ya bıraktı. Kendisi, tansiyonu düşürmek için göreve getirilse de bu konuda pek de başarılı olduğu söylenemez. Son olarak, bu dönemde de SBS kaldırıldı ve yerine bütün okullarda yapılacak olan ortak sınav sistemi getirdi. Yani, senede 12 sınavı, üç senede 36 sınavı MEB yapacak ve okul başarılarına göre öğrencileri okullara yerleştirilecek. Devamını oku…

31

Sefa Yılmazel3 Aralık 2012Yorum Yaz

Kılık Kıyafet Meselesi


     Geçtiğimiz hafta, Milli Eğitim Bakanlığı sözde ‘’devrim niteliğinde bir karar’’ ile okullarda serbest kıyafet uygulamasına geçileceğini duyurdu. Yapılan değişiklik; gerek medyada, gerekse toplumun çeşitli kesimlerinde hem olumlu hem de olumsuz tepkilere sebep oldu. Daha çok ‘liberal’ dediğimiz ‘bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler’ zihniyetine sahip aydınlarımız ve insanlarımız, ayakta alkışladılar bu açıklamayı. Tek tip kıyafetin; ideolojik eğitimi temsil ettiğini, çocukları kısıtladığını, özgür yaşama karşı bir engel olduğunu ve bu uygulama ile bunun önüne geçildiğini söylediler. Öte yandan, toplumun bir başka kesimini oluşturan ‘’laikçi teyzeler, amcalar’’ ise hükümetin yaptığı her şeyde bit yeniği arama alışkanlıklarını, yapılan bu değişiklikte de değiştirmediler. Onlara göre ise, yapılan bu değişiklik ile türban ilkokula kadar sokulmak isteniyor ve tamamen ‘’türban’’ için yapılmış bir değişiklik . Bu iki görüşün dışında kalan ve benimde içinde yer aldığım bir diğer kesim ise olaya daha objektif bakarak, yapılan bu değişikliğe karşı çıkmaktadırlar. Gerekçeleri ise, Türkiye’nin sosyo-ekonomik yapısının, bu değişikliğe uymadığı ve öğrenciler arasında tabakalaşma oluşturacağını düşünmeleri.


      Olayı, biraz da geçmişimize bakarak yorumlayabiliriz aslında. Söz konusu kılık, kıyafet olunca, toplumumuzun bu tarz yeniliklere pek de yabancı olmadığını söyleyebiliriz. Osmanlı’da III. Selim’den, II. Mahmud’a kadar bir çok padişahın bu tarz ‘’şekil’’ değişiklikleri yaptığı tarih sayfalarında yer alıyor. Osmanlı’nın devamı niteliğinde olan, Türkiye Cumhuriyeti’ninde de bu tarz ‘’şekil’’ değişikliklerinden bahsedebiliriz. Örneğin; şapka devrimi ile insanlarımızın ‘’şapka’’ takarak Avrupalı olacağı sanılmıştı. Aynen II. Mahmud döneminde de ‘’fes’’ takarak modernleşeceğimizin sanıldığı gibi. Tarihimizden de görüldüğü gibi kılık, kıyafet konusunda çok da yaratıcı ve yenilikçi değiliz aslında. Yapılan tüm yeniliklerimizde bir ‘’şekilcilik’’ havası var. Zihniyete dokunmadan, uygunluğu tartışılmadan yapılan devrimler…

      Söz konusu, ‘okullarda serbest kıyafet’ devriminde de geçmişte yapılan hataların bir tekrarını görüyoruz aslında. Akla gelen ilk soru, eğitim kurumlarımızın böyle bir yeniliğe ne kadar ihtiyacı vardı? Eğitim sistemimizde birçok eksik ve aksaklık söz konusu iken, sistemin böyle bir yeniliğe pek de ihtiyacı olduğunu düşünmüyorum açıkçası. Okullarımızda; hala ezbere dayalı, kalıplara sığdırılmış bilgilerle eğitim veriliyorken bu değişikliğe ne derecede ihtiyacımız vardı? Eğitim kurumlarımız hala hipodroma benziyorken ve öğrencilerimiz hala bir at gibi yarıştırılıyorken, tek tip giyinmeyip serbest kıyafet giyinerek yarıştılmaları neyi değiştirebilir ki? 

 
     Gelelim asıl önemli soruna, Türkiye’nin sosyo-ekonomik yapısı bu değişikliğe ne derecede uygun? Haftaiçinde birçok kanalda tartışıldı, birçok gazetede konuşuldu aslında; serbest kıyafet uygulaması ile çocuklar arasındaki eşitliğin ortadan kalkacağı ve alım gücü olmayan ailelerin zor duruma düşeceği konusu. Aileler çocuklarından gelen birçok talebi karşılamıyorken, aileleri tekrardan bir yükün altına sokmanın gereği nedir? İstediğiniz kadar sınırlama getirin, yasaklı kıyafetler listesi yapın, Türkiye’de ‘’serbest kıyafet’’ geldi dedin mi bu işin önünü alamazsın. Hele ki bu hakkı öğrencilere verdiğinizi düşünürsek, durum pek de iç açıcı sonuçlar vermez.

      Ayrıca bu değişiklik yapılırken gerekli kişilerle yeterli derecede fikir alışverişinde bulunulmadığını düşünüyorum. Böyle bir değişiklik yapılırken pedagog, psikolog ve eğitmenler ile görüşülerek ve öğrenciler ile ailelerin de fikirleri alınarak bir adım atılması daha doğru ve daha yerinde olur.

      Özetle, yapılan bu değişikliliğin bir ihtiyaç veya gereklilik doğrultusunda yapıldığını söylemek oldukça zor. Öğrenciler ve eğitimciler başta olmak üzere toplumun büyük bir kesimi tarafından benimsenmeyen bir değişiklik olduğu da gelen eleştiriler doğrultusunda açıkça gözler önüne serilmiştir.

research paper editing custom research paper writing service cheap assignment writing service write a research paper good college essays case study website custom writing paper custom essay order research essay writing essays custom essay order cheap custom writing service buy an essay cheap custom writing service research essay essay writer cheap do my assignment best online essay writing services writing essays for dummies cheap research papers
1
write essay for me essay editing service help with assignment writing writing an analytical essay professional essay writing services essay writing website pay someone to write my paper essay writing service reviews scholarship essay help essay in english essays for sale do my essay cheap essay writing service the great depression essay paper writers national junior honor society essay best writing services