Posts Tagged ‘Rusya’

4

Bayram Mamedov5 Ekim 2013Yorum Yaz

Ukrayna’nın Ekonomik Durumu

Rusya bilindiği üzere Avrupa Birliğine alternatif kendi gümrük birliğini (Avrasya Ekonomik Topluluğu) oluşturmaya çalışıyor.

Bu birliğin Doğu Avrupa’daki en önemli ayağı Ukrayna’dır, fakat Ukrayna Rusya’nın oluşturduğu gümrük birliğine girmek istemiyor, hatta Avrupa’nın gümrük birliğine girmeye hazırlanıyor. Ukrayna için Avrupa Birliği’nin gümrük birliğine girmesinde avantajlar ve dezavantajları açıklamaya çalışacağım.

Ukrayna SSCB’den kalma ağır sanayi tesislerini modernize edememiş ve ülkede var olan üretimin Avrupa pazarında alıcı bulması çok zor. Avrupa Birliği Ukrayna’yı ucuz işçilik ve hammadde kaynağı olarak görüyor.  44 milyonluk  nüfus olan Ukrayna, Avrupa Birliği için muhtemel yeni bir pazar olarak da değerlendirilebilir.

Avrupa Birliği ortak gümrük projesine Ukrayna’nın yanı sıra Moldova ve Gürcistan’ı da alıyor. Rusya açısından bakacak olursak , Gürcistan  çoktan kaybedilmiş bir ülkedir. Fakat bu ülkeler içerisinde en önemlisi Ukrayna’dır.  Hem tarihi rolü itibarı hem de Slav halklarının en kalabalık ikinci ülkesi konumunda olmasından dolayı. Devamını oku…

31

Sefa Yılmazel20 Ocak 2013Yorum Yaz

Qara Yanvar ( Kara Ocak )

 

24 yıl önce bugün Bakü’de güneş doğmadı. 19’unu 20’sine bağlayan gece Sovyet tankları Bakü’ye girerek, namlusunu bağımsızlık ateşi ile yanan masum insanlara doğrulttu. Rus tankları; çoluk çocuk, kadın erkek, genç yaşlı demeden vurdular, yaktılar, yıktılar. Peki, bu insanların suçu neydi? Gelin Aşık Bahtiyar Vahapzade’ye kulak verelim;

” 19 Ocak 1990 tarihinde gece saat 12’de en modern silahlarla donatılmış ordu Bakü’ye girdi ve çıplak ellerle toprağımızı savunmak isteyen oğullar ve kızlarımızı kana boyadı. İki yüz yıla yakın bir zamandan beri toprağımızdan emip götürdükleri kızıl (altın) petrolle birlikte, kızıl kanımızı da akıttılar. Toprağımızın bütünlüğünü korumak isterken öldürülen çiçeği burnundaki gençler, kız ve gelinlerimizin günahı neydi? Vatan toprağını sevmek, onu korumak dileği ne zamandan beri günah sayılıyor? ”

Ne adavet (düşmanlık) ne gerçek
Vallah yoktu o gece
Zulüm zalim eliyle
Hakk’ı boğdu o gece!

Peki, Rus ordusunun bu katliama sebebi neydi? 1988’de Karabağ’daki Ermeni bölücü hareketi ile başlayan Azeri Bağımsızlık süreci, 1990 yılına gelindiğinde gittikçe ateşlenmişti. Azeri halkı, ‘’Ermeniler Azerbaycan’dan dışarı’’ sloganıyla Bakü ve Sumgayt’taki Ermeni mahallelerini kuşatmışlardı. Bu olaylardan sonra Ermeniler Azerbaycan’ı terk etmeye başlamışlardı. İşte tam da bu sıralarda, Rus ordusu ‘’Ermenileri koruma’’ bahanesi ile tanklarla Azerbaycan’a giriş yaptılar.

Resmi açıklamalara göre 133 kişi öldü, 611 kişi yaralandı, 841 kişi gözaltına alındı ve 5 kişi kaybolmuştur.

Ne diyek bu vahşete,               
Bu zulme, bu dehşete?               
Allah bu musibete               
Nasıl baktı o gece!                         
                                       Vahapzade

Burada belirtmek istediğim bir şey var. Bizler, tarihimize ve gerçeklerimize ne yazık ki yeterince özen göstermiyoruz. Bugün, sözde Ermeni soykırımı iddiaları bile 100 yıl öncesinde propaganda amaçlı yalan yanlış bilgilerle yazılan birkaç kitaba dayandırılıyor. Yine aynı şekilde, Qara Yanvar’ın öncesinde de sözde Bakü Katliamı yapıldığı, Ermenilere zulüm edildiği yazılıyor, konuşuluyor. Eğer, bizler tarihimize sahip çıkmazsak, bize yapılanları unutursak tarih bizi affetmez ve bunun cezasını bizden sonraki nesiller acı bir şekilde öderler.
Bir milleti millet yapan, bayramlarıdır, matem günleridir. Beraber güldüğü, beraber ağladığı anlardır. Ve tam da bunu diyor, Vahapzade

İnsan, insan olur öz hüneriyle
Millet, millet olur hayr-ı şerriyle
Toprağın bağrını cesetleriyle

Bu kara günü unutmadık, unutmayacağız! Bu vesile ile tüm şehitlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum.

Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem;
Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem

Mehmed Akif ERSOY

7

Alparslan Demir6 Ocak 2013Yorum Yaz

Kalabaliken i Bender: İsveç Kralı Demirbaş Karl ve Osmanlı

1709′daki Poltova Savaşı‘nda Ruslar karşısında ağır yenilgiye uğrayan İsveç Kralı Demirbaş Karl (Şarl) bir kaç yüz askeri ile birlikte Osmanlı Devleti’nin şimdi Moldova’da bulunan Bender şehrine kaçmıştır. Burada yaklaşık 1000 askerle birlikte kamp kuran kral, Türk topçusunun ateşine daha fazla dayanamayıp teslim olmuştur. Esir alınan kral daha sonra serbest bırakılmış, Bender yakınlarında Karlstad (Türkçe: Karl’ın Şehri) ismini verdiği bir şehir kurmuştur. Savaşta tamamen dağılmış olan İsveç askerleri, durumu haber aldıklarında özellikle Ukrayna bozkırındaki askerlerin de Karlstad’a gelmesiyle burada 10,000 kişilik bir İsveç ordusu oluşmuştur.
İsveçlilerin “devlet içinde devlet” kurması özellikle Bender’de yaşayan Osmanlı halkını bir hayli rahatsız etmiş, bu duruma dur demek isteyen halk “kalabalık olun” bağırışları içinde topyekün İsveçlilere saldırmıştır. Dönemin kolluk kuvvetleri olaya müdahale etmiş, İsveç kralı ve askerleri o zamanın padişahı III. Ahmed tarafından İstanbul’a getirilmiştir. Bu olayla birlikte İsveççeye Türkçeden geçen “kalabalik” kelimesi “korku ve kaos” anlamına gelmektedir. Devamını oku…

23

Tolga Bozkurt22 Mart 2012Yorum Yaz

Suriye ve Dengeler

      Ortadoğu’da domino etkisi yaratan “Arap Baharı” ile beraber diktatörlük rejimleri birer birer yerle bir olmuştu. Kimi uzun kimi kısa süren ama kanlı süreçlerin neticesinde değişen dengeleri kuran mevcut güçlerin, pek bir şey yapamadığı bir uzantısı daha var bu “baharın”; Suriye meselesi. Beşşar Esad’ın rejimi bir yılı aşkın süredir bu devrimler silsilesine katılmamakta inat ediyor. Bunu bir nebze de babası Hafız Esad’ın yönetimi ele geçirdikten sonra kurduğu sisteme borçludur. Carnegie Ortadoğu Merkezi’nden Paul Salem, 1970 yılında bir darbeyle işbaşına gelen Hafız Esad rejiminin, her türlü darbe girişimi ve isyana dirençli bir yapı geliştirdiğini belirtiyor. Baba Esad, zamanında karmaşık bir istihbarat yapısı kurdu. Kurduğu sistem yalnızca herkesi izlettirmekle kalmadı, izleyenleri de izlemeye aldı. Yönetiminin kilit noktalarına, bağlı olduğu Nusayri mezhebinden yakınlarını yerleştirdi, Hristiyan ve Dürzî azınlığı da yanına çekerek, onları Sünni çoğunluktan gelebilecek tehlikelere karşı koruduğu izlenimi yarattı. Sistem o kadar sağlam ki, ihanet, saf değiştirme, ve muhalefet gibi olasılıklara karşı tüm yetkilileri “Muhaberat” kısa adıyla bilinen istihbarat dairesi tarafından izlemeye alınmıştır. Ve saf değiştirmeler genellikle ordunun alt kademelerinde gerçekleşmiştir.

      Tabi sistemin sağlam veya çürük olması sadece iç meseleleri etkiliyor. Bunun dışında, diğer ülkelerin devrimlerinde de olduğu gibi dış dinamikler etkisini de göz önünde bulundurmak lazım. Suriye konusunda, diğer Ortadoğu ülkelerinde olduğu gibi muhaliflere büyük bir destek söz konusu değil. Küçük çaplı destekler tabi ki mevcut. Lakin büyük çapta bir destek yok. Lübnan’da yaşayan Suriyeli muhaliflerden Hişam el Malih’in de savunduğu gibi, Hür Suriye Ordusu, Esad rejimiyle başa çıkabilecek tek güç durumunda. El Malih, “Daha Şam hükümetini kınama konusunda bir uzlaşmaya varamamış uluslararası toplumun Libya gibi Suriye’ye müdahale edebileceği olasılığı oldukça zayıf. Uluslararası toplum, Hür Suriye Ordusu’na en azından silah desteği verebilir” diyor.

      Bu konuda Birleşmiş Milletler ise tutarsız bir tavır sergiliyor. Birleşmiş Milletler’de, bu konuda geçen ay bir karar tasarısı teklifinde bulunuldu. Suriye’deki şiddetin sona ermesi ve Suriye rejimi tarafından yapılan insan hakları ihlallerini kınayan karar tasarısında uzlaşmaya varılamadı. Daimi üye olan Rusya ve Çin’in bu tasarıyı veto etmesi uzlaşmayı engelledi. Peki Rusya ve Çin bu tasarıyı neden veto etti?

      Ortadoğu’da yaşanan “Arap Baharı”nın Amerika ve Batı dünyasının lehine sonuçlanacağı endişesi Rusya ve Çin’in bu tasarıyı veto etmesinde büyük bir rol oynamıştır. Bu iki devlet de, ayaklanmalar sonucu oluşan yeni iktidarların Amerika’nın çıkarlarını gözetecek iktidarlar olmasını istememektedirler. Ayrıca Rusya’nın Suriye’yle imzaladığı kârlı askeri anlaşmalar ve Tartus’ta bulunan Rus deniz üssü de Rusya’nın Beşşar Esad rejimini destekleme nedenlerinden biri. İşin ilginç tarafı bu gibi nedenlerden dolayı bu tasarıyı veto eden Rusya ve Çin, tekrardan tasarıyı kabul etme kararı aldılar. Acaba kararlarını değiştirmelerinde etkili olan faktörler nelerdi?

research paper editing custom research paper writing service cheap assignment writing service write a research paper good college essays case study website custom writing paper custom essay order research essay writing essays custom essay order cheap custom writing service buy an essay cheap custom writing service research essay essay writer cheap do my assignment best online essay writing services writing essays for dummies cheap research papers
1
write essay for me essay editing service help with assignment writing writing an analytical essay professional essay writing services essay writing website pay someone to write my paper essay writing service reviews scholarship essay help essay in english essays for sale do my essay cheap essay writing service the great depression essay paper writers national junior honor society essay best writing services